8 Mayıs 2014 Perşembe

Anneler Günüm Kutlu Olsun!

Evet henüz anne olmadım.

Evet ben anne değilim.

Ama olsun, her kadın gibi ben de Potansiyel Anne’yim.

Anneler Günü’nü kutlamak için kucağımdan bir bebek olması gerektiğine inanmayan biricik sevgilimin yaptığı sürprizle kendimi Anne gibi hissettim. Kucağıma verdiği minik Arçelik robotu Çelik’e aşık oldum.

Müzik dinlemeye bayılan karısına hem çok tatlı hem de işlevsel bir hediye olarak, kafası hoparlör görevi gören minik Çelik’i alan koca candır.

Çelik eve geldi ortalık şenlendi.



Aslında hediye olayı değil beni bu kadar mutlu eden.

Düşünülmek, hoşlandığın şeylerin unutulmadığını görmek ve bir “anne” olarak görüldüğünü bilmek insanı havalara uçuran şeydir.

Bir yandan da acaba bu bana bir mesaj mıdır diye düşünmeden de kendimi alamadım. Ne dersiniz, artık anne-baba olma vakti mi geldi?



Hazır Anneler Günü temalı bir yazı yazıyorken sevgili annemin ve kayınvalidemin de Anneler Günü’nü kutluyorum.

Onlar benim de eşimin de biriciklerimiz. Allah annelerimizi başımızdan eksik etmesin. Tabii babalarımızı da. Eminim herkes için annesi bir yana dünya bir yanadır.

İnşallah bir gün benim için de böyle hisseden evlatları sahip olabilirim.

Bu yazıyı okuyan tüm değerli annelerin Anneler Günü Kutlu Olsun!

Herkese yavruları ve tüm sevdikleri ile mutlu zamanlar geçirmelerini diliyorum...


24 Nisan 2014 Perşembe

Hepi bört dey

Evet yine biz de bir doğum günü vardı. Benim klasiğim olduğu üzere kutlamalar günler önceden başlar. 

Nasıl başlamasın ki? Doğum günü olan biricik sevgilim olursa son güne bırakır mıyım hiç kutlamaları?

Peş peşe sıraladığım soruları bir kenara bırakıp asıl meseleye geçiyorum.

Biricik eşimin 24 Nisan yani bugün doğum günü. Ben Pazar günü sevgili kayınvalidem ve kayınpederim ile birlikte kutlama yapmak istedim. Herkese sürpriz olması için bir gece önceden pastamı sipariş ettim, kahvaltıya gittiğimiz mekana pasta geldi ve kutlamamızı yaptık.

23 Nisan tatilini fırsat bilip bir kutlamayı da dün çekirdek aile olarak yaptık.

Bu akşam da annem ve babamla bir kutlama yapacağız.

Özel zamanları keyifle kutlamak, sevdiğin insanlarla paylaşmak gibisi yok.

Tüm bunları yine bir kenara bırakıyorum ve sadede geliyorum;

Biricik aşkım, sevgilim, hayat arkadaşım, dostum, sırdaşım kısacası biricik koca adamım, iyi ki doğmuşsun. 41 yaşında yaramaz bir koca adamsın. Her zaman böyle aşk dolu, eğlenceli ve benimle olmanı diliyorum.


El ele bir ömür geçirelim. Ama sakın sıkılma benden. Yoksa küserim :)  



10 Nisan 2014 Perşembe

Pancake Tarifi



Sabah kahvaltılarına biraz renk katmaya ne dersiniz. Bence pancake sabah kahvaltıları için pratik ve bir o kadarda lezzetli olacak harika bir tat.

Çocuklarınız, misafirlerini yani kısacası herkesin beğenisini kazanacak bu kolay tarifi sizlerle paylaşmak istedim. Denemekten çekinmeyin.

Malzemeler:
  • 1 su bardağı un
  • 1 su bardağı süt
  • 1 adet yumurta
  • 1 ya da 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • Bir çimdik tuz



Hazırlanış:

Tüm malzemeleri bir kaba koyun ve iyice karıştırın. Dilerseniz bir saat buz dolabında bekletin. Tavanızı iyice ısıtıp yağladıktan sonra 1 kepçe karışım dökün ve üzerinde kabarcıklar oluşana kadar pişirip ters çevirin. Çevirdiğiniz taraf piştikten sonra üst üste bir tabağa koyun. Nutella, bal, muz ya da çilek gibi pek çok alternatifle servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun…


2 Nisan 2014 Çarşamba

Anılar biriktirmek…

Beni tanıyan herkes bilir fotoğraf çekmeye ve özelikle çektirmeye bayılırım. Her nereye gidersem gideyim mutlaka fotoğraf çekerim ve bol bol çektiririm.

Gezdiğim bir sokak, oturduğum bir masa, yediğim bir yemek, gittiğim bir şehir, annemin yüzü, aşkımın tebessümü yani anlayacağınız baktığım ve görebildiğim her şey benim için çok değerlidir. Hepsinden ilham alır ve hepsini biriktirmek için fotoğraflarım.

Evimde her yerde fotoğraflar var. Salonum, mutfak duvarım, oturma odam mutlu anların içine hapsolduğu çerçevelerle dolu.

Kısacası ben bir fotoğraf aşığıyım…

Yine bu fotoğraf tutkumla instagramda gezinirken bizzat kendime göre bir uygulama buldum. Print İnsta denilen o harika sistem sayesinde instagramda paylaştığım fotoğraflardan seçiyor ve magnet haline getirebiliyorsunuz.

9’lu olan bu magnetlerden hemen iki tane yaptırdım ve buzdolabımın üzerine yerleştirdim.


Şu an kendimden korkuyorum. Sanırım hızımı alamayıp tüm dolabı fotoğraflarımızla kaplayacağım.

Şaka bir yana fotoğrafları seven herkese bu keyifli magnetleri yaptırmalarını öneriyorum.

Sevdiğiniz, üzerinde dokunuşlar yaptığınız fotoğrafları buzdolabınızın üzerinde görmek inanın çok keyifli oluyor.

İşin tek kötü yanı bu fotoğraflar yüzünden buzdolabını açmaya yeltendiğim her an iştahım daha çok açılıyor.


17 Mart 2014 Pazartesi

İyi ki doğmuşum...

Kocaman kadın oldum ama hala pembe pastalarla, arkadaşlarımın ve sevdiklerimin olduğu doğum günleri kutlamaktan geri kalmıyorum.

Aslında benim suçum yok sevgilim benim için bu tip tatlı sürprizler hazırlıyor. Arkadaşlarımla bir arada olacağım keyifli bir akşam yemeği organizasyonu, bir anda sevgilimin benim için yaptırdığı dünyanın en güzel ve en lezzetli pastası ile bir partiye dönüşebiliyor.

Bu yıl da harika bir yaş aldım. Büyüdüm, zenginleştim ve değer kazandım.

Ailem, sevgilim ve can dostlarımla birlikte güzel anılar biriktirdim yine.

Unutulmaz bir doğum günü oldu benim için.

Biricik eşim yine harika hissettirdi bana kendimi. Bütün hafta sonu tam bir doğum günü kızı gibiydim. Ne istersem yaptı, beni çok mutlu etti. Sanki küçücük bir kız gibi hissettim kendimi. Şımarıklık yaptım sürekli.

Ailem ve arkadaşlarım da her zaman olduğu gibi yanımdaydılar. Fiziksel olarak yanımda olamayanlar da bunu hiç hissettirmediler arayıp sorarak.

Daha ne olsun?

Bir insan hayattan ne isteyebilir?

Sağlıklı olmak, sevmek ve sevilmek…

Mumlarımı üflerken tek dileğim sahip olduğum bu üç değeri kaybetmemekti.

Umuyorum bu yazıyı okuyan herkes en az benim kadar şanslıdır.

Çünkü bence şans; ailenizle, sağlık ve mutlu yaşamaktır…

İyi ki doğmuşum ve iyi ki bu kadar mutlu olmuşum.



Not: Pastam Beyaz Fırın'dan yaptırıldı. Taptaze ve çok güzeldi. Eşimin istediği gibi şekillendirilmişti ve zor beğenen eşim sonuçtan çok memnun kaldı. Yapanların ellerine sağlık. 


21 Şubat 2014 Cuma

Bonibonlu Pasta

Hep söylerim, insanın özel günlerde sevdikleri için kendi elleriyle yaptığı her şey güzel olur.

Sevgililer Günü öncesinde özellikle yazmıştım, bırakalım bu tür tuzakları, madem aşk günü o zaman kendi hazırladığımız bir hediyeden daha güzeli yoktur. Bunu yazıp tam tersini uygulayacak insan olmadığımı az sonra okuyacaklarınızla anlayacaksınız.

Sevgilime bu yıl kendi ellerimle yaptığım ona göre dünyanın en güzel pastasını tarifini vereceğim sizlere.

Malzemeler

Pandispanya için;
4 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilin
1 çay bardağının yarısından biraz az su

Krema için:
1 paket krem şanti
Damla çikolata
İsteğe bağlı dondurulmus frambuaz

Süsleme için;
Bonibon
10 paket Dido çikolata



Hazırlanışı:
Pandispanya için öncelikle yumurta ve şekeri iyice çırpın ve sırayla diğer malzemeleri ekleyin. Yağladığınız kalıba karışımı döküp pişirin. Kürdan ile pişip pişmediğini anlayabilirsiniz. Soğuyan keki ister 3 ister 2 parçaya kesip bir kenara alın.

Krem şantiyi hazırladıktan sonra kekin ilk katını biraz sütle ıslatın. İlk katın üzerine kremayı sürüp isteğe bağlı olarak franbuaz ve damla çikolata dökün (Kara Orman misali). Aynı işlemi üzerine bir kat kek koyup yeniden yapın. Dediğim gibi kat sayısını isteğe bağlı yapabilirsiniz. Ben 3 kat yaptım ve malzemeyi çok bol koydum. Sonrasında kalan krem şanti ile pastanızın üzerini ve çevresini kaplayın.


İşte işin en eğlenceli yanı. Sırasıyla yanlara çikolataları dizin. Etrafına bir kurdele bağlayıp hem şık bir görüntü elde edersiniz hem de çikolatalar iyice pastanıza yapışır. Ben bu halde pastamı bir gece dolapta bıraktım. Kek kremayı iyice çekti ve tam bir pasta oldu. Pastamı servis etmeden önce üzerine bonibon ya da M&M çikolatalardan serpin. Görüntüsü ile kendine aşık eden ve tadına bakıldığında insanı farklı yerlere götüren bu pasta için şimdiden herkese afiyet olsun…


13 Şubat 2014 Perşembe

14 Şubat çılgınlığı

Vay arkadaş, neymiş bu 14 Şubat? Bir kısım heyecanla beklerken, bir kısım nefret ediyor, kalan bir kısım var ki onlar olaya tamamen kayıtsız.

Reklamlar, ortalıkta dolaşan kırmızı kalpler, gazeteler-dergiler-internet yani anlayacağınız her yerde hediyeler, sürprizler, çiçekler, peluş ayıcıklar. Sayarken bile içim daraldı, gerisini siz düşünün.

Bence ortada bu kadar abartılacak bir şey yok. Ne nefret edelim ne de heyecandan ölelim. Sakin sakin geçirelim o günü.

Ben açıkçası 14 Şubat günü özel bir yerlere gitmeyi, hediyeleşmeyi çok anlamlı bulmuyorum. Hediyemi kendim yapabilirsem ne ala. (Bu konuda bir çalışmam olacak, sonucu bir sonra ki yazıda paylaşacağım.)

Beyler bayanlar, işte sevginizi ifade etmenin en doğal ve en lezzetli yolu. Ellerinizle yaptığınız kalpli kurabiyeler. Aşağıda tarifini vereceğim bu lezzetli ve görüntüsü ile aşkı ifade edecek kurabiyeleri yapmanızı öneririm. Ben 2013 yılında bu tarz bir tarifler hem göze hem de mideye hitap etmiştim. Tecrübe ile sabit: Sonuç başarılı.



Çikolatalı-Yer Fıstıklı Aşk Kurabiyeleri

Hamur için malzemeler:

* 2 çorba kaşığı tereyağı

* 2,5 su bardağı un

* Yarım su bardağı tuzsuz yer fıstığı

* 3 çay bardağı pudra şekeri

* 1 tatlı kaşığı vanilya

* 1 çimdik tuz

İçine: Marmelat ya da reçel (Marmelatınızı kendiniz yapmak isterseniz geçen yıl hazırladığım Sevgililer Günü tarifine göz atmanızı öneririm.)

Hazırlanışı:

Fıstığı mutfak robotunda parçalayın. Unu eleyerek hamur malzemelerini karıştırın ve yoğur. Yoğurduğunuz hamurun üzerini sarıp buzdolabında yarım saat dinlendirin. Dinlenen hamurunuzu çıkarın ve unladığınız tezgahta yarım parmak kalınlığında açın ve kalp kalıplarınızla kesin. Tepsiye dizdiğiniz Kurabiyelerinizi 165 derecelik fırında 20 dakika pişirin. Kurabiyeleriniz soğuduktan sonra üzerlerine marmelat sürüp diğer kurabiye ile kapatın. Dilerseniz kurabiyelerinizin üzerine erimiş çikolata döküp servis edebilirsiniz.

Aşk dolu günler diliyorum, afiyet olsun...